Haberler | Bir araştırmaya göre kenevir, erkek doğurganlığına sigaradan daha fazla zarar verebilir ve ‘gizli bir üreme krizi’ endişelerini artırıyor
Scientific Reports’ta yayımlanan, Vijay Kumar Malesu ve çalışma arkadaşları tarafından yürütülen yeni bir araştırma, hem tütünün hem de kenevirin erkek doğurganlığı ve sperm DNA bütünlüğü üzerinde önemli olumsuz etkileri olduğunu; kenevirle ilişkili zararın daha fazla olduğunu ortaya koydu.
Sperm sağlığıyla ilgili endişeler sonraki nesle de uzanıyor
Erkek faktörleri dünya genelindeki kısırlık vakalarının neredeyse yarısından sorumluyken, çiftlerin yaklaşık 14%’i doğurganlık sorunlarıyla karşı karşıya ve tütün ile eğlence amaçlı kenevir kullanımı artmaya devam ediyor.
Tütün dumanı, çoğu bilinen kanserojen ve mutajen olan, sperm DNA’sına doğrudan zarar veren 7,000’den fazla kimyasal içerir. Kenevirin etkin bileşeni olan tetrahidrokannabinol (THC), sperm hücrelerindeki reseptörlere bağlanarak hareketlilik, canlılık ve morfolojiyi önemli ölçüde bozabilir. Sık kenevir kullanımı, sperm epigenomunu da değiştirerek çocukların sağlığını potansiyel olarak etkileyebilir.
Araştırma tasarımı: üç grubun karşılaştırılması
113 erkeğin semen örnekleri; sigara içmeyenler (NS, 37), tütün içenler (TS, 39) ve kenevir içenler (CS, 37) olarak üç gruba ayrıldı. Katılımcılarda alkol kötüye kullanımı, kronik hastalık veya genetik anormallik bulunmuyordu.
Semen kalitesi; hacim, sperm konsantrasyonu, morfoloji ve hareketlilik dâhil olmak üzere Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartları kullanılarak değerlendirildi. Floresan AO ve CMA3 boyaması sperm DNA’sı parçalanmasını ve protein paketlenmesini değerlendirdi; PCR ve Sanger dizilemesi ise MT-CO1, MT-CO2 ve MT-CO3 mitokondriyal genlerindeki varyantları inceledi.
Temel bulgu: sperm kalitesi kenevir grubunda en düşüktü
Sonuçlar şöyleydi:
Normal morfoloji: sigara içmeyenlerde 7.46%, tütün içenlerde 5.02% ve kenevir içenlerde 2.26% (p<0.001).
İlerlemeyen hareketlilik: kenevir grubunda 20.63%, tütün grubunda 27.82%’nin altında ve sigara içmeyenlerde 34.40% (p<0.001).
Hareketsiz sperm: kenevir grubunda en yüksek (68.66%), bunu tütün içenler (58.92%) ve sigara içmeyenler (51.73%) izledi (p<0.001).
AO boyamasıyla DNA parçalanması: kenevir grubunda 28.53%, tütün içenlerde 6.4% ve sigara içmeyenlerde 10.1% (p<0.001).
CMA3 boyamasıyla protein paketlenme kusurları: kenevir grubunda 37.13%, tütün içenlerde 25.3% ve sigara içmeyenlerde 15.0% (p<0.001).
Bu ölçümler, kenevir kullanıcılarında belirgin yapısal ve genetik sperm hasarına işaret ediyor. Tütün de doğurganlığa zarar verdi, ancak kenevir daha şiddetli DNA hasarı ve kromatin anormallikleriyle ilişkilendirildi; bu durum embriyo gelişimini ve gebelik başarısını potansiyel olarak etkileyebilir.
Genetik analiz: mutasyon saptanmadı, ancak epigenetik etkiler mevcut olabilir
Araştırmacılar üç mitokondriyal gende 23, 15 ve 30 tek nükleotid polimorfizmi (SNP) saptadı, ancak dağılım gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi (MT-CO1, p=0.10; MT-CO2, p=0.23; MT-CO3, p=0.07). Tütün veya kenevir içmek bu genlerde doğrudan mutasyona yol açmayabilir, ancak epigenetik mekanizmalar aracılığıyla spermi etkileyebilir.
Sonuç: kenevirin üreme üzerindeki etkileri olduğundan düşük tahmin ediliyor olabilir
Araştırma, hem tütünün hem de kenevirin erkek doğurganlığını azalttığı; kenevirin ise daha derin ve potansiyel olarak daha kalıcı hasarla ilişkili olduğu sonucuna vardı.
Kenevirin yasallaştırılması yaygınlaşırken halk sağlığı sistemleri, politika yapıcılar ve bireyler, kenevirin olası üreme etkilerini dikkate almalıdır. Araştırmacılar, özellikle genç erkekler için tütün ve kenevir kullanımının uzun vadeli üreme etkileri konusunda daha kapsamlı halk eğitimi çağrısında bulundu.
Haberler | Bir araştırmaya göre kenevir, erkek doğurganlığına sigaradan daha fazla zarar verebilir ve ‘gizli bir üreme krizi’ endişelerini artırıyor
Haberler | Bir araştırmaya göre kenevir, erkek doğurganlığına sigaradan daha fazla zarar verebilir ve ‘gizli bir üreme krizi’ endişelerini artırıyor
Scientific Reports’ta yayımlanan, Vijay Kumar Malesu ve çalışma arkadaşları tarafından yürütülen yeni bir araştırma, hem tütünün hem de kenevirin erkek doğurganlığı ve sperm DNA bütünlüğü üzerinde önemli olumsuz etkileri olduğunu; kenevirle ilişkili zararın daha fazla olduğunu ortaya koydu.
Sperm sağlığıyla ilgili endişeler sonraki nesle de uzanıyor
Erkek faktörleri dünya genelindeki kısırlık vakalarının neredeyse yarısından sorumluyken, çiftlerin yaklaşık 14%’i doğurganlık sorunlarıyla karşı karşıya ve tütün ile eğlence amaçlı kenevir kullanımı artmaya devam ediyor.
Tütün dumanı, çoğu bilinen kanserojen ve mutajen olan, sperm DNA’sına doğrudan zarar veren 7,000’den fazla kimyasal içerir. Kenevirin etkin bileşeni olan tetrahidrokannabinol (THC), sperm hücrelerindeki reseptörlere bağlanarak hareketlilik, canlılık ve morfolojiyi önemli ölçüde bozabilir. Sık kenevir kullanımı, sperm epigenomunu da değiştirerek çocukların sağlığını potansiyel olarak etkileyebilir.
Araştırma tasarımı: üç grubun karşılaştırılması
113 erkeğin semen örnekleri; sigara içmeyenler (NS, 37), tütün içenler (TS, 39) ve kenevir içenler (CS, 37) olarak üç gruba ayrıldı. Katılımcılarda alkol kötüye kullanımı, kronik hastalık veya genetik anormallik bulunmuyordu.
Semen kalitesi; hacim, sperm konsantrasyonu, morfoloji ve hareketlilik dâhil olmak üzere Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartları kullanılarak değerlendirildi. Floresan AO ve CMA3 boyaması sperm DNA’sı parçalanmasını ve protein paketlenmesini değerlendirdi; PCR ve Sanger dizilemesi ise MT-CO1, MT-CO2 ve MT-CO3 mitokondriyal genlerindeki varyantları inceledi.
Temel bulgu: sperm kalitesi kenevir grubunda en düşüktü
Sonuçlar şöyleydi:
Normal morfoloji: sigara içmeyenlerde 7.46%, tütün içenlerde 5.02% ve kenevir içenlerde 2.26% (p<0.001).
İlerlemeyen hareketlilik: kenevir grubunda 20.63%, tütün grubunda 27.82%’nin altında ve sigara içmeyenlerde 34.40% (p<0.001).
Hareketsiz sperm: kenevir grubunda en yüksek (68.66%), bunu tütün içenler (58.92%) ve sigara içmeyenler (51.73%) izledi (p<0.001).
AO boyamasıyla DNA parçalanması: kenevir grubunda 28.53%, tütün içenlerde 6.4% ve sigara içmeyenlerde 10.1% (p<0.001).
CMA3 boyamasıyla protein paketlenme kusurları: kenevir grubunda 37.13%, tütün içenlerde 25.3% ve sigara içmeyenlerde 15.0% (p<0.001).
Bu ölçümler, kenevir kullanıcılarında belirgin yapısal ve genetik sperm hasarına işaret ediyor. Tütün de doğurganlığa zarar verdi, ancak kenevir daha şiddetli DNA hasarı ve kromatin anormallikleriyle ilişkilendirildi; bu durum embriyo gelişimini ve gebelik başarısını potansiyel olarak etkileyebilir.
Genetik analiz: mutasyon saptanmadı, ancak epigenetik etkiler mevcut olabilir
Araştırmacılar üç mitokondriyal gende 23, 15 ve 30 tek nükleotid polimorfizmi (SNP) saptadı, ancak dağılım gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi (MT-CO1, p=0.10; MT-CO2, p=0.23; MT-CO3, p=0.07). Tütün veya kenevir içmek bu genlerde doğrudan mutasyona yol açmayabilir, ancak epigenetik mekanizmalar aracılığıyla spermi etkileyebilir.
Sonuç: kenevirin üreme üzerindeki etkileri olduğundan düşük tahmin ediliyor olabilir
Araştırma, hem tütünün hem de kenevirin erkek doğurganlığını azalttığı; kenevirin ise daha derin ve potansiyel olarak daha kalıcı hasarla ilişkili olduğu sonucuna vardı.
Kenevirin yasallaştırılması yaygınlaşırken halk sağlığı sistemleri, politika yapıcılar ve bireyler, kenevirin olası üreme etkilerini dikkate almalıdır. Araştırmacılar, özellikle genç erkekler için tütün ve kenevir kullanımının uzun vadeli üreme etkileri konusunda daha kapsamlı halk eğitimi çağrısında bulundu.
Kaynak:
İnternetten derlenmiştir