Kadınlar yaşlandıkça doğurganlık genellikle 30'lu yaşların sonlarında azalmaya başlar ve menopozla sona erer. Nikotinamid adenin dinükleotit (NAD+) adı verilen küçük bir molekülün bu süreçte önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Buck Enstitüsü'ndeki bilim insanları yakın zamanda azalan NAD+ düzeylerinin yumurtalık işlevini nasıl etkilediğini belirledi ve üreme yaşam süresini uzatmanın olası bir yolunu buldu.
Buck Enstitüsü başkanı ve CEO'su, çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Eric Verdin şöyle dedi: "Yumurtalık biyolojisi ve üreme yaşlanmasını incelemek yalnızca doğurganlığı artırmakla ilgili değil, kadınların genel sağlığıyla da ilgilidir. Menopoz ve azalan doğurganlıkla ilişkili süreçleri anlayarak bu değişikliklerin kadınların genel yaşam süresi ve sağlıklı yaşam süresiyle nasıl bağlantılı olduğunu araştırmayı umuyoruz."
NAD+ ile Yumurtalık İşlevi Arasındaki Bağlantı
NAD+, vücuttaki her hücrede bulunan temel bir moleküldür ve düzeyleri yaşla birlikte giderek azalır. Çalışma, bunun yumurtalıklarda da gerçekleştiğini; azalan NAD+ düzeylerinin daha az sayıda yumurtaya ve daha düşük yumurta kalitesine yol açarak kadın doğurganlığını etkilediğini ortaya koydu.
Çalışmanın ilk ortak yazarı Dr. Rosalba Perrone, "NAD+'nın yumurtalık işlevini desteklemek için önemli olduğunu zaten biliyorduk, ancak yaşla birlikte neden azaldığını veya bu düşüşü neyin tetiklediğini anlamıyorduk" diye açıkladı.
Temel Enzim CD38'nın Rolü
Düşen NAD+ düzeylerinin ardındaki moleküler mekanizmayı araştırmak için ekip, NAD+'yı parçalayan başlıca enzimlerden biri olan CD38 adlı enzime odaklandı. CD38 ekspresyonu yaşla birlikte artarak NAD+ yıkımını ve yaşlanmayı hızlandırır. Ancak bu enzimin kadın üreme işlevindeki özgül rolü daha önce net değildi.
Araştırmacılar ilk kez CD38'nın, foliküllerin dışındaki belirli yapılarda bulunan yumurtalık bağışıklık hücrelerinde ağırlıklı olarak bulunduğunu saptadı. Yumurtalıktaki CD38 ekspresyonu yaşla birlikte arttıkça NAD+ düzeyleri de buna karşılık düştü ve CD38'nın bu düşüşteki temel rolü gösterildi.
Gelecekteki Tedavi Potansiyeli
Çalışma ayrıca CD38 eksik olan farelerde, sonunda olgunlaşıp yumurta bırakan primordial foliküllerin daha fazla olduğunu gösterdi. Kadınlar, yumurtalıkların yaşam süresini ve doğurganlığı belirleyen sınırlı sayıda primordial folikülle doğar. Bulgular, CD38'nın yumurtalık işlevini ve doğurganlığı düzenlediğini; CD38'yı hedeflemenin üreme yaşam süresini uzatmaya yardımcı olabileceğini düşündürüyor.
Dr. Perrone şöyle dedi: "CD38 açıkça potansiyel bir ilaç hedefidir. CD38'yı tanıyabilen ve NAD+'yı parçalamasını önleyebilen küçük moleküllü ilaçlar ve antikorlar zaten mevcut. Özellikle gebelik istendiğinde doğurganlığı artırmak için CD38 etkinliğini düzenlemek önemli bir potansiyel taşıyor."
Çalışma esas olarak CD38'nın NAD+ metabolizması ve doğurganlık üzerindeki etkilerine odaklansa da Dr. Perrone, öneminin üremenin ötesine uzandığını vurguladı. "Menopoz yalnızca üreme kapasitesinin kaybıyla değil, kadınların genel yaşam süresi ve sağlıklı yaşam süresiyle de ilişkilidir. Bu nedenle üreme organlarının işlevini iyi sürdürmesini sağlayan mekanizmaları anlamak, kadınlarda yaşlanmayı incelemek için çok önemlidir."
Haberler | Çalışma, NAD+ Düzeylerindeki Düşüşü Yumurtalık Yaşlanması ve Doğurganlıkla İlişkilendiriyor
Haberler | Çalışma, NAD+ Düzeylerindeki Düşüşü Yumurtalık Yaşlanması ve Doğurganlıkla İlişkilendiriyor
Kadınlar yaşlandıkça doğurganlık genellikle 30'lu yaşların sonlarında azalmaya başlar ve menopozla sona erer. Nikotinamid adenin dinükleotit (NAD+) adı verilen küçük bir molekülün bu süreçte önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Buck Enstitüsü'ndeki bilim insanları yakın zamanda azalan NAD+ düzeylerinin yumurtalık işlevini nasıl etkilediğini belirledi ve üreme yaşam süresini uzatmanın olası bir yolunu buldu.
Buck Enstitüsü başkanı ve CEO'su, çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Eric Verdin şöyle dedi: "Yumurtalık biyolojisi ve üreme yaşlanmasını incelemek yalnızca doğurganlığı artırmakla ilgili değil, kadınların genel sağlığıyla da ilgilidir. Menopoz ve azalan doğurganlıkla ilişkili süreçleri anlayarak bu değişikliklerin kadınların genel yaşam süresi ve sağlıklı yaşam süresiyle nasıl bağlantılı olduğunu araştırmayı umuyoruz."
NAD+ ile Yumurtalık İşlevi Arasındaki Bağlantı
NAD+, vücuttaki her hücrede bulunan temel bir moleküldür ve düzeyleri yaşla birlikte giderek azalır. Çalışma, bunun yumurtalıklarda da gerçekleştiğini; azalan NAD+ düzeylerinin daha az sayıda yumurtaya ve daha düşük yumurta kalitesine yol açarak kadın doğurganlığını etkilediğini ortaya koydu.
Çalışmanın ilk ortak yazarı Dr. Rosalba Perrone, "NAD+'nın yumurtalık işlevini desteklemek için önemli olduğunu zaten biliyorduk, ancak yaşla birlikte neden azaldığını veya bu düşüşü neyin tetiklediğini anlamıyorduk" diye açıkladı.
Temel Enzim CD38'nın Rolü
Düşen NAD+ düzeylerinin ardındaki moleküler mekanizmayı araştırmak için ekip, NAD+'yı parçalayan başlıca enzimlerden biri olan CD38 adlı enzime odaklandı. CD38 ekspresyonu yaşla birlikte artarak NAD+ yıkımını ve yaşlanmayı hızlandırır. Ancak bu enzimin kadın üreme işlevindeki özgül rolü daha önce net değildi.
Araştırmacılar ilk kez CD38'nın, foliküllerin dışındaki belirli yapılarda bulunan yumurtalık bağışıklık hücrelerinde ağırlıklı olarak bulunduğunu saptadı. Yumurtalıktaki CD38 ekspresyonu yaşla birlikte arttıkça NAD+ düzeyleri de buna karşılık düştü ve CD38'nın bu düşüşteki temel rolü gösterildi.
Gelecekteki Tedavi Potansiyeli
Çalışma ayrıca CD38 eksik olan farelerde, sonunda olgunlaşıp yumurta bırakan primordial foliküllerin daha fazla olduğunu gösterdi. Kadınlar, yumurtalıkların yaşam süresini ve doğurganlığı belirleyen sınırlı sayıda primordial folikülle doğar. Bulgular, CD38'nın yumurtalık işlevini ve doğurganlığı düzenlediğini; CD38'yı hedeflemenin üreme yaşam süresini uzatmaya yardımcı olabileceğini düşündürüyor.
Dr. Perrone şöyle dedi: "CD38 açıkça potansiyel bir ilaç hedefidir. CD38'yı tanıyabilen ve NAD+'yı parçalamasını önleyebilen küçük moleküllü ilaçlar ve antikorlar zaten mevcut. Özellikle gebelik istendiğinde doğurganlığı artırmak için CD38 etkinliğini düzenlemek önemli bir potansiyel taşıyor."
Çalışma esas olarak CD38'nın NAD+ metabolizması ve doğurganlık üzerindeki etkilerine odaklansa da Dr. Perrone, öneminin üremenin ötesine uzandığını vurguladı. "Menopoz yalnızca üreme kapasitesinin kaybıyla değil, kadınların genel yaşam süresi ve sağlıklı yaşam süresiyle de ilişkilidir. Bu nedenle üreme organlarının işlevini iyi sürdürmesini sağlayan mekanizmaları anlamak, kadınlarda yaşlanmayı incelemek için çok önemlidir."
Kaynak:
Çevrim içi derleme