Bilgi | Prostat Kanseri Tedavisi ve Doğurganlık: Önemli Bir Etki



Bilgi | Prostat Kanseri Tedavisi ve Doğurganlık: Önemli Bir Etki


Prostat, erkek üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin altında ve rektumun önünde yer alır; boyutu ve şekli yaklaşık olarak cevize benzer. Temel olarak, spermleri taşıyan ve boşalma sırasında penis yoluyla vücuttan çıkan süt kıvamındaki sıvı olan meni üretir. Prostat kanseri, prostatın normal işlevini bozabilir ve erkek doğurganlığı üzerinde kalıcı etkiler yaratabilir.


Odada mutlu hamile kadın ve eşi_171274607.jpg


Prostat kanseri yaşla birlikte, özellikle 50 yaşından sonra daha sık görülür. Ailesinde hastalık öyküsü bulunan erkeklerde ve siyah erkeklerde risk daha yüksektir. Erken evre prostat kanseri belirgin bir belirtiye yol açmayabilir; ileri evre hastalık ise doğurganlığı etkileyebilen erektil disfonksiyon (ED) gibi cinsel işlev bozukluklarına neden olabilir. Bununla birlikte, doğurganlık sorunlarının başlıca nedeni çoğu zaman prostat kanseri tedavisidir.


1. Prostat Kanseri Tedavisi Doğurganlığı Nasıl Etkiler?

Tedaviye, hastanın yaşına ve sağlık durumuna bağlı olarak doğurganlık geçici veya kalıcı olarak etkilenebilir. Doğurganlıkla ilgili endişeler tedavi başlamadan önce bir doktorla görüşülmelidir.


Başlıca tedaviler şunlardır:


Cerrahi: Cerrahi işlem çoğu zaman prostatı ve birlikte meninin vücuttan dışarı taşınmasına yardımcı olan seminal vezikül adı verilen iki küçük bezi çıkarır. Çıkarılmalarının ardından sperm vücuttan doğal yolla çıkamaz ve kısırlık ortaya çıkar. Mesane, kolon veya rektum kanseri için uygulanan diğer pelvik cerrahi işlemler de yakındaki sinirlere ve organlara zarar vererek kısırlığa veya erektil disfonksiyona neden olabilir.


Radyoterapi: Yüksek enerjili radyasyon kanser hücrelerini öldürür. Radyasyon prostata yönlendirilse de testisler dâhil olmak üzere cinsel organları veya karın bölgesini, mesaneyi ya da lenf düğümlerini içeren ışınlama sperm sayısını ve testosteron düzeyini azaltabilir veya spermleri doğrudan öldürebilir. Etkiler kısa süreli, uzun süreli veya kalıcı olabilir.


Kemoterapi: Damar yoluyla verilen ilaçlar, sperm üreten hücreler de dâhil olmak üzere hızla bölünen hücreleri öldürür; bu nedenle kemoterapi sıklıkla sperm üretimini etkiler. Etki, yaşa ve ilacın türü ile dozuna bağlıdır.


Hormon tedavisi: Androjen yoksunluğu tedavisi (ADT) olarak da adlandırılan bu yöntem, testosteron gibi androjenleri baskılayarak kanserin büyümesini yavaşlatır. Sperm üretimini de baskılayabilir ve doğurganlığı etkileyebilir.


2. Doğurganlığın Korunması

Spermaların gelecekte kullanılmak üzere korunmasına veya saklanmasına yardımcı olabilecek çeşitli yöntemler vardır:


Sperm kriyoprezervasyonu: Tedaviden önce, prostat kanseri veya doğurganlığı etkileyebilecek başka bir hastalığı olan erkekler spermalarını dondurabilir. Laboratuvar, meni örneğini toplar, mikroskop altında değerlendirir ve uygun örnekleri gelecekte kullanılmak üzere dondurur.


Testislerin korunması: Radyoterapi sırasında spermaya verilen radyasyon hasarını azaltmak için testislerin üzerine koruyucu bir kurşun kalkan yerleştirilebilir. Gonadal koruma olarak da adlandırılan bu yöntem doğurganlık risklerini azaltabilir.


Testiküler sperm ekstraksiyonu (TESE): Sperm ejakülasyon yoluyla kurtarılamıyorsa, testisten cerrahi olarak çıkarılabilir. Testis dokusundan küçük bir örnek alınır ve sperm açısından incelenir. Sperm bulunursa yardımcı üreme amacıyla kullanılabilir veya gelecekte kullanılmak üzere dondurulabilir.


Haber kaynağı:

İnternetten derlenmiştir

作者 LinkedIVF Team發布於 2024-09-14
本文使用 AI 輔助整理;LinkedIVF 尚未記錄本篇的編輯審核,不構成醫療建議。
本頁內容僅供資訊參考,不構成醫療建議;具體診療請諮詢執業醫師。 內容指南與編輯政策

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yakında sizinle iletişime geçeceğiz

Bilgilerinizi girin; en kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz.
  • Preimplantasyon genetik test ve IVF
    Donör yumurtası veya spermi ile IVF
    Üçüncü taraf üreme hakkında bilgi (yerel yasalara tabidir)
    Diğer