Haberler | Doğurganlık Tedavisi Doğum Sonrası İnme Riskini Artırabilir
JAMA Network Open'da yayımlanan bir araştırma, doğurganlık tedavisi gören kadınların doğumdan sonraki bir yıl içinde, özellikle hemorajik inme nedeniyle hastaneye yatırılma riskinin anlamlı ölçüde daha yüksek olduğunu buldu. Üreme çağındaki kadınlarda inme nispeten nadir olsa da gebelikle ilişkili ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir. Araştırmada doğurganlık tedavisi ile inme nedeniyle hastaneye yatış arasındaki ilişki incelendi ve yeni klinik tarama ile takip yaklaşımları önerildi.
Arka plan
Kadın infertilitesi daha yaygın hâle geldikçe daha fazla kadın doğurganlık tedavisi görmektedir. Bu tedaviler genellikle güvenli kabul edilir ve akut komplikasyon oranları düşüktür; ancak özellikle kardiyovasküler komplikasyonlar olmak üzere gebelik ve doğum sonrası komplikasyon risklerini artırabilir. İnme, dünyada ölümlerin üçüncü önde gelen nedenidir ve gebelikle ilişkili ölümlerin yaklaşık 27%'sinden sorumludur.
Yöntemler
Araştırmada, 2010 ile 2018 yılları arasında doğum nedeniyle hastaneye yatırılan 31 milyondan fazla kadını kapsayan ABD Nationwide Readmissions Database verileri kullanıldı. Doğurganlık tedavisi gören kadınlarla tedavi olmadan gebe kalan kadınlar arasındaki inme nedeniyle hastaneye yatış riski karşılaştırıldı. Tedaviler arasında intrauterin inseminasyon, yardımcı üreme teknolojisi (ART), doğurganlığın korunması ve taşıyıcı annelik yer aldı.
Sonuçlar
Doğurganlık tedavisi gören her 100,000 kadından 37'inde, tedavi olmadan gebe kalan her 100,000 kadından ise 29'inde inme nedeniyle hastaneye yatış görüldü. Doğumdan sonraki bir yıl içinde tedavi gören kadınlarda inme nedeniyle hastaneye yatış riski 66% daha yüksekti. Hemorajik inme riski iki katına çıkarken iskemik inme riski yaklaşık 50% arttı.
Daha önceki bazı araştırmalar doğurganlık tedavisini daha düşük kardiyovasküler riskle ilişkilendirmiş olsa da bu araştırma, özellikle ART'nin endotelyal hasar ve pıhtılaşmayı artırıcı mekanizmalar yoluyla inme sıklığını artırabileceğini öne sürdü.
Önemi
Bulgular, doğurganlık tedavisi ile doğum sonrası inme nedeniyle hastaneye yatış arasında, özellikle hemorajik inme açısından, anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Analizde sonuçları etkileyebilecek diyabet ve gestasyonel hipertansiyon gibi faktörlere yer verilmedi; araştırmacılar gelecekteki çalışmaların bu faktörleri dikkate almasını önerdi.
Araştırmanın klinik açıdan da sonuçları vardır: doğurganlık tedavisinden önce tüm kadınlar için, özellikle ileri yaştaki hastalarda, kardiyovasküler tarama uygun olabilir. Bulgular, inme riskini azaltmak için yakın takip ve zamanında müdahalenin önemini vurgulamaktadır.
Haberler | Doğurganlık Tedavisi Doğum Sonrası İnme Riskini Artırabilir
Haberler | Doğurganlık Tedavisi Doğum Sonrası İnme Riskini Artırabilir
JAMA Network Open'da yayımlanan bir araştırma, doğurganlık tedavisi gören kadınların doğumdan sonraki bir yıl içinde, özellikle hemorajik inme nedeniyle hastaneye yatırılma riskinin anlamlı ölçüde daha yüksek olduğunu buldu. Üreme çağındaki kadınlarda inme nispeten nadir olsa da gebelikle ilişkili ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir. Araştırmada doğurganlık tedavisi ile inme nedeniyle hastaneye yatış arasındaki ilişki incelendi ve yeni klinik tarama ile takip yaklaşımları önerildi.
Arka plan
Kadın infertilitesi daha yaygın hâle geldikçe daha fazla kadın doğurganlık tedavisi görmektedir. Bu tedaviler genellikle güvenli kabul edilir ve akut komplikasyon oranları düşüktür; ancak özellikle kardiyovasküler komplikasyonlar olmak üzere gebelik ve doğum sonrası komplikasyon risklerini artırabilir. İnme, dünyada ölümlerin üçüncü önde gelen nedenidir ve gebelikle ilişkili ölümlerin yaklaşık 27%'sinden sorumludur.
Yöntemler
Araştırmada, 2010 ile 2018 yılları arasında doğum nedeniyle hastaneye yatırılan 31 milyondan fazla kadını kapsayan ABD Nationwide Readmissions Database verileri kullanıldı. Doğurganlık tedavisi gören kadınlarla tedavi olmadan gebe kalan kadınlar arasındaki inme nedeniyle hastaneye yatış riski karşılaştırıldı. Tedaviler arasında intrauterin inseminasyon, yardımcı üreme teknolojisi (ART), doğurganlığın korunması ve taşıyıcı annelik yer aldı.
Sonuçlar
Doğurganlık tedavisi gören her 100,000 kadından 37'inde, tedavi olmadan gebe kalan her 100,000 kadından ise 29'inde inme nedeniyle hastaneye yatış görüldü. Doğumdan sonraki bir yıl içinde tedavi gören kadınlarda inme nedeniyle hastaneye yatış riski 66% daha yüksekti. Hemorajik inme riski iki katına çıkarken iskemik inme riski yaklaşık 50% arttı.
Daha önceki bazı araştırmalar doğurganlık tedavisini daha düşük kardiyovasküler riskle ilişkilendirmiş olsa da bu araştırma, özellikle ART'nin endotelyal hasar ve pıhtılaşmayı artırıcı mekanizmalar yoluyla inme sıklığını artırabileceğini öne sürdü.
Önemi
Bulgular, doğurganlık tedavisi ile doğum sonrası inme nedeniyle hastaneye yatış arasında, özellikle hemorajik inme açısından, anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Analizde sonuçları etkileyebilecek diyabet ve gestasyonel hipertansiyon gibi faktörlere yer verilmedi; araştırmacılar gelecekteki çalışmaların bu faktörleri dikkate almasını önerdi.
Araştırmanın klinik açıdan da sonuçları vardır: doğurganlık tedavisinden önce tüm kadınlar için, özellikle ileri yaştaki hastalarda, kardiyovasküler tarama uygun olabilir. Bulgular, inme riskini azaltmak için yakın takip ve zamanında müdahalenin önemini vurgulamaktadır.
Kaynak:
Çevrim içi kaynaklardan derlenmiştir