Haberler | Yaygın yapay tatlandırıcı "sukraloz" erkek doğurganlığına zarar verebilir—yeni çalışma sperm hasarı ve hormonal bozulma risklerini ortaya koyuyor
Yaygın kullanılan bir yapay tatlandırıcı, erkek doğurganlığı açısından gizli bir risk oluşturabilir. *Environmental Health Perspectives* dergisinde yayımlanan bir hayvan çalışması, sukralozun erkek sıçanlarda anormal sperm morfolojisini, DNA hasarını ve temel cinsiyet hormonu düzeylerinde düşüşü tetikleyebileceğini; testis işlevini etkileyerek üreme sisteminin temel düzenleyici mekanizmalarını bozabileceğini gösterdi.
Sukraloz nedir? Neden endişe kaynağı olmalı?
Sukraloz, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yapay tatlandırıcı pazarının yaklaşık 30%'ini oluşturan, besleyici olmayan bir tatlandırıcıdır (NNS); genellikle "şekersiz" yiyecek, içecek ve tatlılarda bulunur. Düşük kalorili ve antibakteriyel özellikleri nedeniyle sukraloz gıda endüstrisinde yaygın olarak kullanılır. Ancak özellikle mutajenik (genotoksik) kabul edilen metabolik yan ürünü "sukraloz-6-asetat" nedeniyle, potansiyel sağlık riskleriyle ilgili endişeler son yıllarda artmıştır.
Araştırmacılar, yapay tatlandırıcılar ve sağlık konusundaki çalışmaların artmasına rağmen, sukraloz ile erkek infertilitesi arasındaki bağlantıya dair araştırmaların sınırlı olduğunu ve bu çalışmanın bu boşluğu doldurmayı amaçladığını belirtti.
Çalışma tasarımı: Sukraloza maruz kalmak üreme sistemini nasıl etkiler?
Araştırma ekibi 6 haftalık erkek Sprague-Dawley sıçanlarını seçti ve 8 ardışık hafta boyunca farklı sukraloz dozlarını (1.5, 15, 45, 90 mg/kg) ağızdan verdi; sıçanları bir kontrol grubuyla (saf su) karşılaştırdı.
Çalışmada şu unsurlar incelendi:
Testis ve epididimdeki histolojik değişiklikler ile sperm kalitesi ve sayısı
Oksidatif stres ve otofaji bozukluğu: reaktif oksijen türleri (ROS) düzeyleri, LC3B-II protein ekspresyonu ve anormal otofagozom-lizozom füzyonu dâhil
Sperm DNA hasarı ve morfolojik anormallikler
Ayrıca çalışma, üreme işlevini destekleyen Sertoli (TM4) ve Leydig (TM3) hücrelerinde farklı sukraloz konsantrasyonlarının (1 μM ile 10,000 μM arası) etkilerini test etti.
Temel bulgular: Sperm hasarı, hormonal bozulma ve testis dokusunda dejenerasyon
Hücre canlılığında azalma ve oksidatif streste artış
Yüksek sukraloz konsantrasyonlarına maruz bırakılan TM3 ve TM4 hücrelerinde canlılık azaldı ve ROS düzeyleri belirgin biçimde yükseldi
Hücrelerde LC3B-II proteini artarken p62 azaldı; bu durum otofajik temizleme mekanizmalarının bozulduğunu düşündürdü
Tat reseptörü T1R3 antagonisti (laktizol) ile birlikte uygulama otofaji bozukluğunu ağırlaştırdı; bu da T1R3'nin düzenlemede kilit rol oynadığını düşündürdü
Sperm kalitesinde düşüş ve DNA hasarı
Sperm hareketliliği azaldı; kuyruklarda bükülme ve kıvrılma gibi morfolojik anormallikler görüldü
DNA hasarı belirteçlerinde artış saptandı; bu, sperm genetik materyalinin bütünlüğünün bozulduğunu gösterdi
Kapsamlı hormonal düzensizlik
Testosteron, LH ve KISS1 düzeyleri hem serumda hem de testis dokusunda belirgin biçimde azaldı
Testislerde T1R3 protein ekspresyonunun azalması, HPG ekseni düzensizliğini tetikleyen önemli bir bağlantı olabilir
Testis yapısındaki lezyonlar
Histolojik inceleme, seminifer epitel tabakası yapısında bozulma, ileri derecede vakuolizasyon ve Sertoli hücrelerinin düzensiz yerleşimini ortaya koydu
Temel otofaji proteinlerindeki değişiklikler, hücresel metabolizma ve yenilenme sistemlerinin baskılandığını düşündürdü
İnsanlar açısından önemi ve gelecekteki araştırmalar için öneriler
Bu çalışma bir hayvan deneyi olduğu ve kullanılan sukraloz konsantrasyonları insanların tipik günlük alımından yüksek olduğu hâlde, bulgular insan sağlığı açısından yine de bir uyarı niteliğindedir. Araştırmacılar, yapay tatlandırıcıların yaygın kullanımı göz önüne alındığında sukralozun gıda güvenliğinin ve erkek üreme sağlığına yönelik potansiyel tehdidinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Ayrıca sukraloz ve metabolitlerinin kentsel su döngülerinde kalıcılığının doğrulanmış olması, göz ardı edilemeyecek çevresel güvenlik endişelerine yol açıyor.
Çalışmanın sonunda, gıda düzenlemeleri için bilimsel bir temel oluşturmak amacıyla doz-yanıt ilişkilerinin, uzun süreli maruziyet etkilerinin ve moleküler mekanizmaların açıklığa kavuşturulması için daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç olduğu vurgulandı.
Haberler | Yaygın tatlandırıcı sukraloz erkek doğurganlığına zarar verebilir — yeni çalışma sperm hasarı ve hormonal bozulma risklerini ortaya koyuyor
Haberler | Yaygın yapay tatlandırıcı "sukraloz" erkek doğurganlığına zarar verebilir—yeni çalışma sperm hasarı ve hormonal bozulma risklerini ortaya koyuyor
Yaygın kullanılan bir yapay tatlandırıcı, erkek doğurganlığı açısından gizli bir risk oluşturabilir. *Environmental Health Perspectives* dergisinde yayımlanan bir hayvan çalışması, sukralozun erkek sıçanlarda anormal sperm morfolojisini, DNA hasarını ve temel cinsiyet hormonu düzeylerinde düşüşü tetikleyebileceğini; testis işlevini etkileyerek üreme sisteminin temel düzenleyici mekanizmalarını bozabileceğini gösterdi.
Sukraloz nedir? Neden endişe kaynağı olmalı?
Sukraloz, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yapay tatlandırıcı pazarının yaklaşık 30%'ini oluşturan, besleyici olmayan bir tatlandırıcıdır (NNS); genellikle "şekersiz" yiyecek, içecek ve tatlılarda bulunur. Düşük kalorili ve antibakteriyel özellikleri nedeniyle sukraloz gıda endüstrisinde yaygın olarak kullanılır. Ancak özellikle mutajenik (genotoksik) kabul edilen metabolik yan ürünü "sukraloz-6-asetat" nedeniyle, potansiyel sağlık riskleriyle ilgili endişeler son yıllarda artmıştır.
Araştırmacılar, yapay tatlandırıcılar ve sağlık konusundaki çalışmaların artmasına rağmen, sukraloz ile erkek infertilitesi arasındaki bağlantıya dair araştırmaların sınırlı olduğunu ve bu çalışmanın bu boşluğu doldurmayı amaçladığını belirtti.
Çalışma tasarımı: Sukraloza maruz kalmak üreme sistemini nasıl etkiler?
Araştırma ekibi 6 haftalık erkek Sprague-Dawley sıçanlarını seçti ve 8 ardışık hafta boyunca farklı sukraloz dozlarını (1.5, 15, 45, 90 mg/kg) ağızdan verdi; sıçanları bir kontrol grubuyla (saf su) karşılaştırdı.
Çalışmada şu unsurlar incelendi:
Testis ve epididimdeki histolojik değişiklikler ile sperm kalitesi ve sayısı
Temel hormon düzeylerindeki değişiklikler: testosteron, lüteinleştirici hormon (LH), folikül uyarıcı hormon (FSH), KISS1 (hipotalamus-hipofiz-gonad ekseninin düzenleyicisi)
Oksidatif stres ve otofaji bozukluğu: reaktif oksijen türleri (ROS) düzeyleri, LC3B-II protein ekspresyonu ve anormal otofagozom-lizozom füzyonu dâhil
Sperm DNA hasarı ve morfolojik anormallikler
Ayrıca çalışma, üreme işlevini destekleyen Sertoli (TM4) ve Leydig (TM3) hücrelerinde farklı sukraloz konsantrasyonlarının (1 μM ile 10,000 μM arası) etkilerini test etti.
Temel bulgular: Sperm hasarı, hormonal bozulma ve testis dokusunda dejenerasyon
Hücre canlılığında azalma ve oksidatif streste artış
Yüksek sukraloz konsantrasyonlarına maruz bırakılan TM3 ve TM4 hücrelerinde canlılık azaldı ve ROS düzeyleri belirgin biçimde yükseldi
Hücrelerde LC3B-II proteini artarken p62 azaldı; bu durum otofajik temizleme mekanizmalarının bozulduğunu düşündürdü
Tat reseptörü T1R3 antagonisti (laktizol) ile birlikte uygulama otofaji bozukluğunu ağırlaştırdı; bu da T1R3'nin düzenlemede kilit rol oynadığını düşündürdü
Sperm kalitesinde düşüş ve DNA hasarı
Sperm hareketliliği azaldı; kuyruklarda bükülme ve kıvrılma gibi morfolojik anormallikler görüldü
DNA hasarı belirteçlerinde artış saptandı; bu, sperm genetik materyalinin bütünlüğünün bozulduğunu gösterdi
Kapsamlı hormonal düzensizlik
Testosteron, LH ve KISS1 düzeyleri hem serumda hem de testis dokusunda belirgin biçimde azaldı
Testislerde T1R3 protein ekspresyonunun azalması, HPG ekseni düzensizliğini tetikleyen önemli bir bağlantı olabilir
Testis yapısındaki lezyonlar
Histolojik inceleme, seminifer epitel tabakası yapısında bozulma, ileri derecede vakuolizasyon ve Sertoli hücrelerinin düzensiz yerleşimini ortaya koydu
Temel otofaji proteinlerindeki değişiklikler, hücresel metabolizma ve yenilenme sistemlerinin baskılandığını düşündürdü
İnsanlar açısından önemi ve gelecekteki araştırmalar için öneriler
Bu çalışma bir hayvan deneyi olduğu ve kullanılan sukraloz konsantrasyonları insanların tipik günlük alımından yüksek olduğu hâlde, bulgular insan sağlığı açısından yine de bir uyarı niteliğindedir. Araştırmacılar, yapay tatlandırıcıların yaygın kullanımı göz önüne alındığında sukralozun gıda güvenliğinin ve erkek üreme sağlığına yönelik potansiyel tehdidinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Ayrıca sukraloz ve metabolitlerinin kentsel su döngülerinde kalıcılığının doğrulanmış olması, göz ardı edilemeyecek çevresel güvenlik endişelerine yol açıyor.
Çalışmanın sonunda, gıda düzenlemeleri için bilimsel bir temel oluşturmak amacıyla doz-yanıt ilişkilerinin, uzun süreli maruziyet etkilerinin ve moleküler mekanizmaların açıklığa kavuşturulması için daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç olduğu vurgulandı.
Haber kaynağı:
İnternetten derlenmiştir